Sütün fiyatı arttı maliyeti düştü (?)

Süt fiyatları nisan ayından beri belirsizliğini korurken haziran ortasında Tarım Bakanı Eker fiyatı 95 kuruş olarak açıklamıştı. Bu fiyatın sektörde kabul görmemesi üzerine Ulusal Süt Konseyi Temmuz sonunda yaptığı toplantıda fiyatı 1 lira’ya çıkardı. 1 Ağustos’tan yılbaşına kadar geçerli olacak yeni fiyatın taban fiyat mı, tavan fiyat mı olduğu ise tartışılıyor. Öte yandan, her ay çiğ sütün maliyetini hesaplayarak ilan eden Konsey, Nisan’da 1,17 lira olarak ilan ettiği maliyeti Temmuz’da 0,83 lira olarak açıkladı.

Ulusal Süt Konseyi kurulduğu dönemden beri altı ayda bir çiğ süt maliyetlerini ve referans fiyatı belirliyor. Fiyatlar Mart ayında Nisan-Eylül dönemi için, Eylül ayında da Ekim-Mart dönemi için belirleniyor. Referans fiyatın altında çiğ süt alan sanayiciler süt tozu teşvikleri ve okul sütü projesinden yararlanamıyor gibi gözükse de daha önce belirlenen referans fiyattan süt alan firma yok denecek kadar az. Ulusal Süt Konseyi Ekim 2012-Mart 2013 dönemi için çiğ süt referans fiyatını 90 kuruş/litre olarak belirlemişti. Ulusal Süt Kayıt Sistemi’ndeki verilere göre büyük sanayi kuruluşlarının nerdeyse hiç biri bu karara uymamıştı. Konsey, Ekim 2012 – Mart 2013 dönemi için çiğ süt maliyetini 130 kuruş olarak tespit etmiş, ancak alım fiyatını 90 kuruş olarak açıklamıştı.

Çiğ sütün Nisan-Eylül 2013 dönem fiyatını uzun süre belirleyemeyen Konsey, Mart ayı içerisinde belirlemesi gereken fiyatı ancak Temmuz sonunda açıklayabildi. 12 Nisan’da yapılan toplantıda sanayici kesim 88-90 kuruş fiyat önermiş, Konsey ve ASÜD (Ambalajlı Süt Üreticileri Derneği) Başkanı Harun Çallı ise 90 kuruşun üzerinde fiyat veremeyeceklerini, yeni bir fiyat artışına Ülker ve Sütaş Grubunun karşı olduğunu bildirmişti.

BAKAN EKER FİYATI 95 KURUŞ OLARAK AÇIKLADI
Ulusal Süt Konseyi’nde Mart ve Nisan ayında yapılan toplantılardan sonuç çıkmaması üzerine konu Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’e havale edilmişti. Bakan Eker, aylar sonra 14 Haziran’da İzmir’de düzenlenen “Gıda ve Tarım Zirvesi”nde yaptığı açıklamada, “Çiğ sütün 90 kuruş olan referans fiyatı yarından itibaren 95 kuruş olacak” dedi. Eker, 9 kuruşluk primle çiğ süt fiyatının 104 kuruş olduğunu ifade etti. Büyük bir müjde olarak açıklanan bu fiyat üreticileri memnun etmezken süt sanayicileri de süt tozu destekleri için referans fiyat olduğu gerekçesiyle Bakan Eker’in açıkladığı fiyatı dikkate almadılar. Üreticiden çiğ sütü ortalama 70-75 kuruştan almaya devam ettiler.

Bu gelişmeler üzerine Temmuz ayında bir açıklama yapan Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği Başkan Yardımcısı ve Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi Osman Vasfi Yasun, sütün maliyetinin 1,18 lira olduğunu, referans fiyatın 1 lira olması halinde primlerin de eklenmesiyle sürdürülebilir bir üretimin olacağını savundu. Bakan’ın İzmir Gıda ve Tarım Zirvesi’nde açıkladığı 95 kuruş fiyatın geçerli olmadığını belirten Yasun, “Bakanın açıkladığı fiyat süt tozu uygulamasına ilişkin referans fiyat olarak algılandı. Üreticiler, yapılan maliyet hesaplamalarında sütün fiyatı yüksek çıkınca bakanlık ve sanayiciyle Ramazan ayından önce toplantı yaptılar ve asgari 1 lira olması konusunda pazarlığa girdiler. Fakat sanayici Bakan’ın açıkladığı 95 kuruştan yukarı çıkmayınca görüşmeler 25 Temmuz’daki USK toplantısına kaldı” dedi.

SANAYİCİLER SÖZÜNDE DURMADI
Nisan sonuna gelinmesine rağmen fiyatlarda belirsizliğin sürmesine Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar yaptığı yazılı açıklamayla Ulusal Süt Konseyi’ni sert bir dille eleştirerek sanayicileri insafsızlıkla suçlamıştı. Bayraktar, sanayicilerin verdikleri sözde durmadığını, büyük bir kısmının belirlenen referans fiyatın altında süt aldıklarını kaydetmişti.

Bayraktar açıklamasında o dönem yaşananları şöyle eleştirmişti: “Sanayicilerin ‘maliyeti ve üreticilerin zor durumda olduğunu’ kabul ettikten sonra üreticilerin gözlerinin içine baka baka geçen 6 aylık fiyattan devam kararı almak istemeleri, bir kısmının ise net 88 kuruş önermeleri kabul edilebilir bir teklif değildir. Bunun anlamı, ‘biz sizin maliyetinizi biliyoruz ama bu bizi ilgilendirmiyor, biz kazanacağımız paraya bakarız, biz kendi maliyetimize bakarız, işinize geliyorsa zararına bize sütü verin yok gelmiyorsa siz bilirsiniz’ demektir.”

Bayraktar, hükümete ise şöyle seslenmişti: “Hükümetimize sesleniyorum. Hayvancılık desteklerini yüzde 4,5’lerden aldınız yüzde 28’lere kadar çıkardınız. Üreticilerimize bu desteklerle birlikte yatırım imkanlarını artırmak için sıfır faizli krediler, hibe destekler verdiniz. Yerli ve yabancı birçok büyük ölçekli işletmenin kurulmasına imkan sağladınız. Bütün bunların yok olmasına göz mü yumacaksınız? Piyasada yaşanacak istikrarsızlık yeni yatırımları nasıl çekecek? Kaçmaya çalışan büyük ölçekli işletmeler nasıl ikna edilip kalmaları sağlanacak? Şunu biliyoruz ki ‘büyük hedeflere, küçük hesaplarla’ ulaşılamaz. Sanayicilerimizi şapkalarını önlerine koyarak anlık değil, uzun vadeli düşünmeye davet ediyoruz.” TZOB Başkanı Bayraktar’ın bu zehir zemberek açıklaması sektörde çok konuşuldu, ancak o dönemde fiyat krizinin çözümüne pek bir katkısı olmadı.
ÇİĞ SÜTÜN FİYATINI ÜRETEN BELİRLEYEMİYOR

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu Nisan ayında çiğ süt alım fiyatının açıklanmaması nedeniyle yaşanan mağduriyeti ve bu gecikmenin sebeplerini yazılı soru önergesi ile 10 Haziran’da Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı’na sordu. Konu hakkında açıklama yapan Tanrıkulu şunları söyledi: “Üç aydır maliyetlerinin altında süt satmaya mecbur bırakılan çiğ süt üreticimizin artık dayanacak gücü kalmamıştır. Geçtiğimiz Nisan ayında açıklanması gereken çiğ süt alım fiyatının, Haziran ayının ortasına gelmemize rağmen halen açıklanmaması, üreticilerimizin mağdur olmasına sebep olmaktadır. Üreticilerimizin mağduriyet yaşamasına Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın sessiz kalması çiğ süt üreticilerimizde şaşkınlık ve hayal kırıklığı yaratmıştır. Ulusal Süt Konseyi, çiğ süt alım fiyatının altı aylık süreçler içinde belirlemesi gerekirken, halen üreticimizi oyalamaktadır.

Bakanlık lobilerin etkisinde, üreticilerimiz yalnız Ulusal Süt Konseyi’nin 2013 yılı bölgelere göre çiğ süt maliyetlerine baktığımızda litre başına birim fiyat; Marmara Bölgesi’nde 1,18 lira, Ege Bölgesi’nde 1 lira, İç Anadolu Bölgesi’nde 1,10 lira, Karadeniz Bölgesi’nde 1,25 lira olduğunu görmekteyiz. Önergemizden sonra eğer çiğ süt fiyatı 0,90-1 lira arasında açıklanırsa bilinmelidir ki; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bir kez daha lobilerin esiri pozisyonuna düşmüş ve üreticisine sahip çıkamayan kurum olarak anılacaktır. Olması gereken, çiğ süt maliyetlerinin üzerinde, üreticimizin hem kendi, hem de hayvanının karnını doyurabileceği, emeğinin karşılığını alabileceği bir fiyat açıklanmasıdır. Eğer Bakanlığın bu tutumu devam ederse ülkemizde, tarım ve hayvancılığın diğer unsurlarında olduğu gibi, süt üretimi miktarı da düşecek ve süt fiyatları bugünden daha yüksek olacaktır.

Burada amaç; samanda olduğu gibi, ülkemize süt, süt tozu ve diğer süt ürünlerinin ithalatıysa, bunun büyük bir tepki ile karşılanacağı bilinmelidir.”

SÜT 1 LİRA OLDU

Ulusal Süt Konseyi’nin 25 Temmuz’da yaptığı toplantıda üretici kesimi referans fiyatın en az 1 lira olmasında ısrar etti. Sanayici kesim de Ağustos ayından itibaren süt arzında daralma başlayacağı için 1 lira fiyatı kabul etti. Böylece 1 Ağustos’tan geçerli olmak üzere yılbaşına kadar 1 litre çiğ sütün fiyatı 1 lira olarak açıklandı. Belirlenen 1 liralık fiyat üreticiye göre taban, sanayiciye göre ise tavan fiyat olarak görülüyor. Sütünü bu fiyattan satabilen üretici sayısı ise çok az, büyük bölümü yine 75-80 kuruştan satmak zorunda kalacak. Çiğ süt fiyatı yılbaşına kadar 1 liraya sabitlenirken yem fiyatları yükselmeye devam ediyor. Sütün 1 lira olmasının hemen ardından hammaddesi ithal edildiği gerekçesiyle yem üreticileri dolardaki artışı bahane ederek yem fiyatlarına zam yaptı. Böylece çiğ süte on ay sonra yapılan 10 kuruşluk fiyat artışı anında buharlaşmış oldu.

KONSEYİN FİYAT BELİRLEME YETKİSİ YOK

Ulusal Süt Konseyi Başkanı Harun Çallı konuyla ilgili demeçlerinde, Konsey’in referans fiyat belirleme yetkisi olmadığını, belirli zamanlarda bölgelere göre sütün maliyetini tespit ederek gerektiğinde ilan etme görevini yerine getirdiklerini dile getiriyor. Çallı, Konsey’in bölgesel bazda belirlediği çiğ süt fiyatlarının referans alım fiyatı olmadığını, USK’nın referans fiyat uygulaması yapabilmesi için elinde piyasa düzenleme mekanizmasının olması gerektiğine dikkat çekiyor. Dünya Gazete’sine verdiği demeçte süt arzının Ocak ayından itibaren artmaya başladığına işaret eden Çallı, Ağustos ayına kadar yaklaşık yüzde 5 ila 20 arz fazlalığı oluştuğunu kaydetti. Çallı, Ağustos’tan Ocak’a kadar da arz açığı oluştuğuna dikkat çekti. 1 Ağustos’tan itibaren süt fiyatının 1 lira yapılmasının gerekçesinin Çallı’nın söylediği gibi süt arzındaki daralma olduğu anlaşılıyor.

1 LİRA TAVAN MI, TABAN MI?

Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ süt için belirlediği 1 lira referans fiyatın bir bağlayıcılığı olmadığı gibi, belirlenen bu fiyatın tavan fiyat mı, taban fiyat mı olduğu da tartışmalı. Sanayici referans fiyatı tavan fiyat olarak görürken, üretici bunun taban fiyat olduğunu söylüyor. Hiçbir bağlayıcılığı ve yaptırımı olmayan, tavsiye niteliğindeki referans fiyatla ilgili bu tartışma piyasadaki belirsizliği daha da derinleştiriyor.

Ulusal Süt Konseyi yapısı ve yönetmeliği gereği piyasa düzenleyici bir konuma sahip değil. Açıkladığı referans fiyat uygulanmadığında bir yaptırım yetkisi yok. Bu yetki Et ve Süt Kurumu’na verilmiş durumda. Ancak Et ve Süt Kurumu hala mevzuat ve organizasyonla ilgili çalışmalarını tamamlamış değil. Yani, üreticinin yaşadığı bu çaresizliğe şu anda çözüm olacak durumda değil. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ise süt tozu ve okul sütü gibi desteklerle piyasayı regüle etmeye çalışıyor, ancak bu enstrümanların piyasa yapıcı bir rolü olmadığı uzun zamandır biliniyor.

Süt stoklanamayan ve günlük işlenmesi gereken bir hammadde olduğundan üretici de süt bırakamıyor. Bu bulanık ve karmaşık yapı ise sanayicinin işine geliyor. Belirlenen referans fiyatı tavan fiyat olarak değerlendirebiliyor, bu fiyata bağlı kalmaksızın süt toplayabiliyor. Bu piyasa düzeninde Bakanlık verdiği birtakım imtiyazlara karşılık sanayiciden rica-minnet üreticinin mağdur edilmemesini ancak isteyebiliyor. Haziran ortasında Bakan Eker’in açıkladığı 95 kuruş fiyatı kimsenin dikkate almaması bu durumu en iyi anlatan tablo.

REFERANS FİYATLARA UYULUYOR MU?

Tire Süt Kooperatifi Başkanı Mahmut Eskiyörük, USK nasıl bir rakam belirlerse belirlesin piyasanın bildiğini yaptığını söylüyor. Konseyin süt fiyatlarında hiçbir rolü olmadığını belirten Eskiyörük şunları söylüyor: “Konseyin belirlediği fiyatlar piyasaya tavsiye fiyatıdır. Hiçbir zaman da piyasa bu tavsiyelere uymadı, uyması da mümkün değildir. Fiyatları piyasa belirliyor. Şu anda süt fiyatları her bölgeye göre değişiyor. 70 kuruştan 1 liraya kadar olan fiyatlar var. Yapılması gereken piyasa fiyatıyla üreticinin maliyetleri göz önüne getirilerek süt primlerinin verilmesi… Et ve Süt Kurumu, Merkez Bankası’nın piyasaya müdahale ettiği gibi piyasadan süt çekerse fiyatlar yükselir. Fiyatlar çok yükseldiğinde de piyasaya süt tozu sürülürse fiyatlar düşer”. Eskiyörük, piyasaya müdahalenin bu şekilde yapılabileceğini söylüyor ve rakam belirleyerek piyasaya müdahale edilemeyeceğine dikkat çekiyor. Eskiyörük, piyasanın yönetilmesinin önemli olduğunu ve ESK’nın bu rolü üstlenmesiyle sonuç alınabileceğini savunuyor.

ÇİĞ SÜTTE MALİYETLER DÜŞÜYOR MU?

Haziran ortasında İzmir’de yapılan Gıda ve Tarım Zirvesi’nde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker üç aydır açıklanamayan çiğ süte 95 kuruş fiyat belirlediklerini müjdelemişti. Süt fiyatı 95 5 kuruşa çıkarılırken de, 1 lir ra yapıldığında da maliyetlerin pek de dikkate alınmadığı bir kez daha gözler önüne serildi. Ulusal Süt Konseyi Mart 2013’de litre başına ortalama 1,3 lira maliyet belirlemişti. Konsey’in bir ay sonra Nisan’da açıkladığı maliyet ortalama 1,17 liraya geriledi. 8 Mayıs’ta yayınlanan maliyet tablosunda fiyat 1,11 liraya inerken, son olarak 25 Temmuz’da yayınlanan tabloda çiğ sütün bölgelere göre ortalama maliyeti 83 kuruş olarak açıklandı.

Ulusal Süt Konseyi’nin hesaplamalarına göre Mart’ta 130 kuruş olan maliyet, Temmuz’da 83 kuruşa düştü. Konsey’in yayınladığı rakamlara göre sütün litre maliyeti dört ayda 47 kuruş birden gerilemiş. Örnek olması açısından yanda Marmara Bölgesi’nin Mayıs ve Temmuz çiğ süt maliyet hesaplamasını yayınlıyoruz. Tabloda da göreceğiniz üzere çiğ süt maliyeti 8 Mayıs’ta 1,19 lira iken, 25 Temmuz’da maliyet 89 kuruşa düşmüş, yani son iki ayda maliyetler 30 kuruş birden gerilemiş. 1 lira olan fiyata 9 kuruş da süt primi eklendiğinde en son açıklanan maliyetin 20 kuruş üzerinde bir fiyat ortaya çıkıyor.

Hayvancılıkta girdi maliyetleri sürekli yükselirken, hammaddesi ithal olduğu için son zamanlarda dolardaki artışa bağlı olarak yem fiyatları zamlanırken bu nasıl oluyor? Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan 1 lira da maliyetlerin çok üstünde kalmıyor mu? Maliyet hesaplamalarındaki bu ilginç tabloyu (Marmara Bölgesi 1 litre çiğ süt maliyeti) incelediğinizde siz de bunu fark edeceksiniz.

ET VE SÜT KURUMU DEVREYE GİRMELİ

Üretici güçlü ve örgütlü olmadığı için, sütü işleyecek tesisleri de bulunmadığından sütünü sanayicilerin istediği fiyata satmak zorunda kalıyor. Üreticiyi korumak amacıyla devlet destek veriyor, sıcak süte 4 kuruş, soğutulmuş süte 9 kuruş destekleme primi ödeniyor. Ancak destek ne kadar artarsa sanayici de o oranda fiyat düşürüyor. Fiyat belirlenirken bu destekler düşüldüğü için üreticiye pek yansımıyor. Devlet bu piyasayı düzenleme görevini Et ve Süt Kurumu’na verdi, ancak aylar geçmesine rağmen hala piyasaya müdahale edemiyor.

Fiyatlar mevcut maliyetleri karşılamazken yem fiyatı istikrarlı bir biçimde yükselmeye devam ediyor. Çiğ süt fiyatları 3-5 ineği olan sadece küçük çiftçileri değil büyük hayvancılık işletmelerini de olumsuz etkiliyor. Devletten sıfır faizli kredi alıp milyonlarca lira yatırım yapan bu işletmeler çiğ süt fiyatı nedeniyle tam bir çıkmazda. Aylardır 1 litre sütün fiyatı belirlenemedi, belirlenen fiyatlar ise piyasada uygulanmıyor. Sanayiciler, Konsey’in belirlediği maliyetler ve süt-yem paritesinin altında fiyat (95 kuruş) açıklayan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’i bile dikkate almıyor.

“BURADA BİR OYUN VAR”

Süt fiyatının 1 lira olarak belirlendiği 25 Temmuz’daki Ulusal Süt Konseyi toplantısı öncesinde bir açıklama yapan Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Ali Koyuncu, Rekabet Kurumu’nun süt sektörünü iyi incelemesi gerektiğini söyledi. Koyuncu, 9 aydır fiyat belirlenmediğini, sanayicilerin şimdi kendi menfaatleri için fiyat belirlemek istediklerini belirterek, “Burada bir oyun var” diye açıklama yaptı. Sütte sömürü düzeni olduğunu öne süren Koyuncu, üreticinin kazanamadığını, ancak et sanayicisi, süt sanayicisi ve yem sanayicisinin kazandığını belirterek, Türkiye’nin birçok yerinde sütün 90 kuruşun da altında 70-75 kuruşlara satıldığına dikkat çekmişti.

>> Süt Dünyası

2006 yılından beri yayınını sürdüren tarafsız ve bağımsız medya kuruluşudur. Süt Dünyası Dergisi kurulduğu günden bu yana ilkelerinden taviz vermeden yayıncılık faaliyetine devam ediyor. Süt Dünyası Dergisi Haber Merkezi tarafından hazırlanan her türlü içerik "Süt Dünyası" imzası ile yayınlanmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir