Çin’in açtığı kapıdan girebilecek miyiz?

Çin gümrüklerinin Türk süt ürünlerine açılmasını tıpkı AB ve Rusya kararlarında olduğu gibi şölen havasında kutladık. Alay-ı vala ile kutlanan AB ve Rusya gümrük kapılarının süt ürünlerimize açılması sonrası bu pazarlara ihraç edilen süt ürünlerinin yıllık toplam değeri 12 milyon doları ancak buluyor. 2019’da süt ürünleri ihracatımızın 4,7 milyon dolarlık kısmını Rusya’ya, 7,5 milyon dolarlık kısmını Avrupa ülkelerine ancak yapabildik. Türkiye’nin en çok süt ürünü sattığı ilk 5 ülke ise sırasıyla; Irak, S. Arabistan, Bangladeş, BAE ve Mısır. Bu 5 ülkeye yapılan 184 milyon dolarlık satış ihracatımızın yüzde 52’sini oluşturuyor.

ABD Tarım Bakanlığı (USDA) Dış Tarım Servisi tarafından 20 Mayıs 2020’de yayımlanan Süt Ürünleri Ülke Raporu’nda Çin pazarı ile ilgili güncel değerlendirmeler yer aldı:

“Çin’de süt üretiminin, büyük ölçekli süt çiftliklerinin genişlemesi ve verim artışının bir sonucu olarak 2020’de bir önceki yıla göre yüzde 3 artışla 33 milyon ton olarak gerçekleşmesi tahmin ediliyor. Büyük süt şirketleri, 10 bin baştan fazla hayvana sahip süt çiftliklerine yatırım yapıyor. Çin Hükümeti, bunlarla sınırlı olmamak üzere, süt çiftliklerinin geliştirilmesine ve yem bitkilerinin yetiştirilmesine destek olmak dahil, süt endüstrisine desteğini hızlandırmıştır.

Ocak ayında COVID-19’un patlak vermesi üzerine bir çok küçük çiftliğin yem tedarikinde ve çiğ süt satışında zorluklarla karşılaşması ülkede süt üretimi üzerinde baskı yarattı. Ancak büyük çiftlikler, büyük şirketlerle olan tedarik sözleşmeleri nedeniyle konumlarını güçlendirdiler. Salgının süt üretimi üzerinde sınırlı bir etkisi olmasına rağmen, perakende mağazaların kapanması nedeniyle yılın ilk çeyreğinde süt satışları durdu. Bu nedenle arz fazlası 1 milyon tona yakın çiğ süt ile tam yağlı süt tozu (WMP) üretildi.

Çin’de kişi başına 35 kilo olan süt ürünleri tüketimi artmaya devam ediyor. İçme sütü, süt tüketiminin yüzde 80’inden fazlasını oluşturuyor. Afrika Domuz Vebası (ASF) salgını, alternatif protein kaynaklarına olan talebi artırmaya devam ediyor. Özellikle ev dışı tüketim ve fırıncılık sektörlerinde, batı gıdalarının artan popülaritesi nedeniyle peynir ve tereyağı tüketimi de artmaktadır.

Dünyanın en büyük süt ithalatçısı olan Çin çoğunlukla hazır ambalajlı UHT süt ve tam yağlı süt tozu (WMP) ithal etmektedir. 2020’de UHT süt ithalatının artmaya devam etmesi bekleniyor ancak artan yurt içi üretim nedeniyle WMP ithalatının düşmesi bekleniyor. Gıda endüstrisinden gelen güçlü talep sayesinde peynir ve tereyağı ithalatı da artacaktır. Yeni Zelanda ve Avrupa Birliği (AB) Çin’in en büyük süt ürünleri tedarikçisi olmaya devam ediyor. ABD ile Çin arasında imzalanan Ekonomi ve Ticaret Anlaşması nedeniyle ABD’den yapılan süt ithalatında da artış olması bekleniyor.”

Geçen yıl Türkiye’nin Çin’den ithalatı 21 milyar doları aşarken Çin’e yaptığı ihracat 2,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. 6 milyar dolarlık ithalatıyla dünyanın en büyük süt ürünleri alıcısı olan Çin’in Türk süt ürünlerine kapılarını açması, dış ticaret açığını azaltmak için de bir fırsat. Bu kararı fırsata çevirmek için Türkiye’nin ciddi hazırlıklar yapması ve ihracatçı firmaları bu yönde desteklemesi gerekiyor.

Yeni sayıda görüşmek dileğiyle, esen kalın.

>> Editörden

Süt Dünyası Dergisinin yeni sayı sunuş yazıları ile dergi ekibinin gündemi ve gelişmeleri değerlendiren yazıları "Editörden" başlığı altında "Süt Dünyası" imzası ile yayınlanmaktadır. Ayrıca dergi ekibinin ortaklaşa hazırladığı haber ve yazılarda da "Süt Dünyası" imzası kullanılmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir