- Yılın geri kalan süresine yönelik üretim ve tüketim planlarının yapılması
- Alım garantisinin sağlanması,
- Fiyat garantisinin sağlanması,
- Hammadde ve girdi teminine peşin ödemeli destek verilmesi,
- 2020 yılı destekleme ödemlerinin yarısının avans olarak ödenmesi,
- Üretim, satış ve pazarlama ile soğuk zincirin işletilmesinin sağlanması,
- Anadolu’daki eğitimli işsiz genç nüfusa (25-40 yaş aralığında olanlara) tarımsal üretimde fırsat verilmesi,
- Kaba yem bitkisi üretim ve tüketim planlamasının yapılması,
- Ziraat Bankası, Tarım Kredi Kooperatifleri ile diğer bankaların tarımsal kredi geri ödemelerinin bir yıl süreyle ertelenmesi,
- Süt tozu ve okul sütü gibi destekleme uygulamalarının yeniden planlanması,
- Fayda/masraf (maliyet) analizleri yapılarak üretici kazancının yeniden sağlanması.

Tarımsal desteklere yönelik acil eylem planı hazırlanmalı
Bilindiği üzere, yaklaşık dört aydır ülkemizde ve tüm dünyada koronavirüs (COVİD-19) olarak adlandırılan bir salgın hastalıkla mücadele edilmektedir. İnsanlığın bu savaşı bilimin ve aklın rehberliğinde kazanacağına olan inancım tamdır. Bu mücadelede ülkeme ve dünyaya başarılar diliyorum. Bu hastalıktan dolayı hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet ve yakınlarına baş sağlığı diliyorum. Hasta olanlara ise acil şifalar diliyorum.Bu salgının bana gösterdiği en önemli sonuç; bir ülke olarak kendi kendimize yetebiliyor olmamız gerektiğidir. Özellikle sağlık, gıda, tarım, sanayi ve beşeri sermaye alanında kendi kendimize yetiyor olmamız gerektiğini salgın nedeniyle yaşananlar açıkça ortaya koyuyor.Benim uzmanlık alanım olmamasına rağmen genel duruma baktığımızda gıda ve tarım sektörü dışındaki diğer sektörlerde dünya ile özellikle Avrupa Birliği ülkeleri ile kıyaslandığında “fena değiliz” gibi bir sonuç çıkarmak mümkün. Özellikle sağlık sektöründe sayısı çok yetersiz destek personeli (hemşire vb. yardımcı sağlık personeli) olmasına rağmen bilim insanlarımız da herkesle yarışacak düzeyde olduklarını şu birkaç aylık sürede ispat etmişlerdir. Bu vesileyle tüm sağlık çalışanlarımızı kutluyorum.Gıda ve tarım sektörünün ise hiç iç açıcı durumda olmadığı gözükmektedir. Özellikle gıda, tarım ve hayvancılık sektörlerindeki bilim insanlarımızın son 30 yıldır sektöre çok büyük katkı sunamamış oldukları düşüncesindeyim.Bu genel değerlendirmeden sonra özellikle et ve süt dünyasını ilgilendiren hayvancılık sektöründe çok kısa sürede bir şeyler yapılması gerektiği kanaatindeyim. Bana göre, aşağıdaki kurum ve kuruluşların iştiraki ile hayvancılık teşvik ve desteklerine yönelik acil eylem planı hazırlanmalıdır.Tarım ve Orman Bakanlığı yönetim ve gözetiminde et ve süt üreticisi, süt toplayıcısı, sanayicisi, lojistikçisi, satış ve pazarlamacısı ve tüketici temsilcilerinden Et ve Süt Kurulları (Sağlık Bakanlığında olduğu gibi) oluşturularak acil eylem planları çalışmalarına derhal başlanmasını öneriyorum. Bu kurullar merkezde olduğu gibi yedi ayrı coğrafi bölgede de kurulabilir.Ürün konseyleri ile üretici ve yetiştirici birlikleri gelirlerinin büyük bölümünü devlet kaynaklarından sağladıkları için bu konularda çok ciddi varlık gösteremedikleri kanaatindeyim.Bu planın ana amacı sektörün değer zinciri halkalarının kopmadan üretimin devam etmesi için kısa vadede (bu yılın sonuna kadar) teşvik ve destekler ile bazı konularda Bakanlığa tavsiye kararları alarak uygulanması konusunda görüş bildirmelidir. Özellikle acil eylem planında şu hususlar mutlaka yer alarak üreticiye güven aşılanmalıdır.
Sütdünyası Dergi Çiftlik | Mandıra | Şarküteri | Sütçülük ve İyi Yaşam