Süt fiyatları et krizine mi yol açtı?

Can çekişen hayvancılığa hayat (!) öpücüğü… Başbakan Erdoğan “Vatandaşa 30 liradan et yedirmem” diyerek et ithali için talimat verdi.

Etin kaynağı dişi hayvan…

Geçen yıl süt fiyatları 45 kuruşa kadar gerileyince, sattığı sütle ineğine yem alamayan üretici ineğini kasaba vererek elinden çıkarmak zorunda kaldı. Bu da et krizinin kapısını aralamıştı. Çiğ süt piyasasındaistikrar olmadıkça, süt ve ette yeni krizler her zaman beklenmeli.

Hayavancılık üvey evlat Tarım Bakanı Mehdi Eker, ‘Türkiye’de tarımın diğer sektörler içinde üvey evlat, tarımın içerisinde de hayvancılığın üvey olduğunu’ söyledi.

Hayvancılık üvey evlat olunca süt ve et krizi için ortaya konan çözümler de üvey evlata yakışır bir şekilde oldu tabii. Et ithalatıyla hayvancılık daha da üvey hale getirilmedi mi?Kaplumbağanın kalkışından yürüyüşü belli olur

Süt piyasasında istikrarı, üretici ve sanayici arasında dengeyi sağlamak için Ulusal Süt Konseyi acil olarak kurulmalıydı. Yıllarca bunu yazdık, bunu söyledik.Konsey kuruluş çalışmaları başladığında umutlanmıştık. Ancak kuruluş yönetmeliğine göre konseyin yaptırım gücü ve bütçesi yoktu. Bu eleştirilere karşı Konsey Başkanı Ethem Sancak, ‘Konseyin yaptırım gücünü itibarından alacağını’ söylüyordu.

Süt fiyatlarının düşmesi, yükselmesi ve sanayiciye karşı başlatılan süt grevinde konsey etkili olamayınca Sancak, kendi itibarını kurtarmak için başkanlıktan istifa etti.

ASÜD Başkanı Harun Çallı Konsey başkanlığına getirildi. Yaptırım gücü ve bütçesi olmadıkça konseyin beklentileri karşılaması zor… Yeni yönetim gücünü mevcut yönetmelikten alacaksa, konseyden bir şey beklemek hayal olur.

Her yıl 4,2 milyar lira cezaSütçülük, Türkiye’nin AB yolculuğunda en çok başını ağırtacak konulardan biri… 5 yıl önce Avrupa Birliği sektörümüzde konuşulurken, bugün AB konularını sektörümüzde duymak neredeyse imkansız hale geldi.

Yunanistan, İtalya ve Polonya’nın kayıt dışı olarak ürettiği sütün her litresi için 30.1 sent ceza ödediği bilinmektedir. Kayıt dışı üretim devam ederse Türkiye her litre için AB’ye 30.1 sent (60 kuruş) ceza ödeyecek. Türkiye’de üretilen 12 milyon ton çiğ sütün %60’ı kayıtdışı… Türkiye bugün AB’ye girse her yıl 4,2 milyar lira ceza ödeyecek.

Süt üretimini 5 yıl içerisinde 24 milyon tona çıkarmak ve mevcut üretimi de hijyen standartlarına uygun hale getirmek için 12 ile 20 milyar lira (Bkz. Süt Dünyası Dergisi Kasım-Aralık’10 sayısı, “Sütümüz Ne Kadar Ak?” kapak dosyası, sayfa: 26-39) arasında bir yatırım gerekiyor. Her yıl 4,2 milyar lira ceza ödemek yerine, hijyen standartlarına uygun 24 milyon ton süt hedefini yakalamak için toplam 15-20 milyar lira yatırım yapmak daha akıllıca değil mi?İşi sütçülük olan herkese ulaşmayı hedefliyoruz

Süt Dünyası sütçülük için büyük özverilerle yayın yapan tek yayın organı. İşi sütçülük olan tüm kurumlarla işbirliği için projeler geliştiriyoruz. Üretici ve yetiştirici birlikleri, kooperatifler, ilgili kamu kuruluşları, sektörel örgütler, ticari kuruluşlar… Sütçülüğün bilgi ve yayın merkezi olma hedefini gerçekleştirmek için ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla etkin işbirlikleri yapmak için kolları sıvıyoruz. Süt Dünyası’nın hedefi işi sütçülük olan herkese ulaşmak, işi sütçülük olanların ihtiyaç duyduğu bilgiyi üretmek.

>> İbrahim Gümüş

Gazeteci-Yazar, Süt Dünyası Dergisi Genel Yayın Yönetmeni. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesinde Gazetecilik eğitimi aldı. Ulusal gazete ve TV'lerde muhabir, editör ve yönetici olarak çalıştı. Kurumlara ve markalara iletişim danışmanlığı yaptı. Halen Creavizyon İletişim Danışmanlığı ve Süt Dünyası Dergisinde yönetici olarak görev yapıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir