Sokak sütünün yasaklanma kararı ortalığı karıştırdı

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, çiğ sütün tüketiciye doğrudan arzına ilişkin tebliğ taslağını hazırladıklarını ve Başbakanlığa gönderdiklerini açıklamıştı. Çelik açıklamasında “Çiğ süt, bu kapsamda ancak ari çiftliklerden, işletmelerden satılabilecek” diyerek sokakta süt satışının yasaklanacağını dile getirmişti.

Sokak sütünün yasaklanacak olması üzerine çeşitli kesimlerden Bakan Çelik’e sert eleştiriler yöneltmeye başladılar. Bunlardan biri de Türkiye Gazetesi Yazarı Fuat Uğur oldu. Kararın küçük aile işletmelerini zora sokacağını, bunun da referanduma yansıyacağını savunarak, “Zamanlama manidar” dedi. Bunun üzerine Bakan Faruk Çelik de üstü kapalı eleştirileri cevaplayan bir açıklama yayınladı.

27 Ocak 2017’de Bakanlıkta düzenlediği basın toplantısında konuşan Çelik, çiğ sütün tüketicilere doğrudan arzına ilişkin hazırladıkları tebliğ taslağına yönelik bilgilendirme yaptı. Çiğ sütün Türkiye’de yaygın kullanıldığına işaret eden Çelik, bunun sağlıklı ve güvenli tüketilebilmesi için çiğ sütün vatandaşa doğrudan arzına ilişkin tebliğ taslağı hazırladıklarını ve Başbakanlığa gönderdiklerini söyledi.

Söz konusu tebliğle çiğ sütün doğrudan tüketiciye ulaştırılmasında yeni düzenleme öngördüklerine dikkati çeken Çelik, “Çiğ süt, bu kapsamda ancak ari çiftliklerden, işletmelerden satılabilecek. Yaklaşık 1 milyon 300 bin ton civarında, ari işletmenin ürettiği süt söz konusu. Ancak buralardan çiğ sütün satışı söz konusu olabilecek. Çiğ sütün son tüketiciye satışı, sağımdan itibaren 24 saat içinde yapılabilecek. Üretici tarafından, soğutma dışında hiçbir işlem uygulanmayacak. Çiğ süt tüketiciye tek kullanımlık malzemeden yapılmış ambalaj içinde veya tüketici tarafından verilen kaba konarak arz edilebilecek.” ifadesini kullandı.

“Üretici, sattığı çiğ sütün kaydını tutmayla sorumlu kılınacak”

Çiğ sütün doğrudan arzında üreticisi tarafından sadece doğrudan tüketicilere veya yerel perakendeciye satılabileceğinin altını çizen Çelik, yerel perakendecinin sütü sadece tüketiciye satmak üzere üreticiden alabileceğini bildirdi. Çelik, yapılan düzenleme ile çiğ sütün son tüketiciye arzı hususunda mesafe konusunun da dikkate alındığına dikkati çekerek, otomatik satış makinesi sahibi süt üreticilerinin sütü tüketiciye satmak istediğinde katedecekleri mesafenin 200 kilometre yarıçapın ötesini geçemeyeceğini vurguladı. Çelik, sütün, üretim yerinden tek kullanımlık bir ambalaj içerisine konulduktan sonra 500 kilometre yarıçapında piyasaya arz edilebileceğini kaydetti.

Söz konusu düzenleme ile üreticinin sattığı sütün günlük kaydını tutma konusunda sorumlu kılınacağına işaret eden Çelik, şöyle konuştu:

“Çiftçi, günlük sattığı süt miktarı, yedirdiği yemin niteliği ve kökeni, hayvanlarda tedavi uygulanıyorsa kullandığı ilaç ve hastalığı, sütü perakendeciye sattıysa sattığı perakendecinin işletme bilgilerinin kaydını tutmak ve bu kayıtları 12 ay boyunca muhafaza etmek durumunda. Ambalaj konusunda da son derece önemli değişiklikler ve düzenlemeler getiriliyor. Ambalajda, ürünün adı, yani hangi hayvanın sütü olduğu, üreticinin adı, soyadı ve ticari unvanı, adresi ve hayvancılık işletme numarası, sağım tarihi ve saati, son tüketim tarihi ile ‘Kullanmadan önce kaynatınız’ ve ‘0-4 santigrat derecede buzdolabında muhafaza ediniz’ uyarıları yer alacak. Ayrıca yapılan bu düzenleme ile çiğ süt satışında aracı sayısı azalacak ve çiğ süt daha uygun fiyatlarla tüketiciye sunulmuş olacak. Nihai amacımız tüketicinin sağlıklı çiğ süte daha kolay ve ucuz olarak ulaşmasını sağlamaktır.”

“Kim tarafından satıldığı belli olmayan sütlerden uzak durulması gerekiyor”

Çelik, sağım hijyeni ve muhafaza şartlarına uyulmadan tüketiciye satılan sütün sağlıksız olduğuna dikkati çekerek, çok yaygın bir şekilde bazı çevrelerin çiğ sütün tüketilmesi, evde yoğurt yapılması şeklinde tavsiyelerde bulunduğunu ancak çiğ süt tüketiminin nasıl olması gerektiğinin belirlenmesinin önem arz ettiğini ve tebliği bu sebeple hazırladıklarını açıkladı.

Sağlıksız çiğ sütün brusella, tüberküloz gibi hayvan hastalıklarının insanlara geçişi için risk taşıdığını belirten Çelik, “Evet çiğ süt tüketelim ama hangi çiğ süt, nasıl çiğ süt konusunun cevabı olsun diye bu tebliğ şu anda Başbakanlığa gönderilmiş bulunuyor.” dedi. Çelik, mikrobiyolojik açıdan toplam bakteri sayısının 1 mililitre sütte 100 binin altında, somatik hücrenin de 400 binin altında olan sütün sağlıklı sayıldığını dile getirerek, kim tarafından satıldığı, üreticisinin belli olmayan, kaydı tutulmayan sütlerden uzak durulması gerektiğini söyledi.

Tebliğin yayımından itibaren 6 aylık bir uyum süreci olacağını ifade eden Çelik, ari işletmelerin bu uygulamaya hemen başlayabileceğini bildirdi. Çelik, Türkiye’deki ari işletmelerden 1 milyon 300 bin ton süt elde edildiğini, tebliğin ari işletme sayısının artmasını da teşvik edeceğini belirtti. Düzenleme ile denetimin çok daha kolay olacağını, keyfi uygulamaların önüne geçilebilecek bir sistemin hayata geçirileceğini dile getiren Çelik, cezai işlemlerin de Veteri̇ner Hi̇zmetleri̇, Bi̇tki̇ Sağlığı, Gıda Ve Yem Kanunu’na tabi olacağını kaydetti.

KARAR ÜZERİNDEN BAKAN ÇELİK’E SERT ELEŞTİRİ

Türkiye Gazetesi Yazarı Fuat Uğur 28 Ocak tarihli yazısında “Sayın Faruk Çelik içiniz rahat mı?” başlıklı bir yazı kaleme alarak, Bakanlığın çiğ süt satışıyla ilgili kararının eleştirdi. Tam referanduma giderken kararın zamanlamasına dikkat çeken Fuat Uğur, “Zamanlama da müthiş hani” diyerek Faruk Çelik’e yönelik eleştirilerini sert ifadelerle dile getirdi.

Fuat Uğur, “Sokaktaki çiğ süt satışı yasaklanmış. Bunun yerine vatandaşlar artık çiğ süte “ari çiftlik”lerden ve işletmelerden, marketlerden ulaşabilecek” diyerek şöyle yazdı: “Eh tüm şartları okuduktan sonra küçük süt üreticisinin artık el Fatiha okuduğunu tahmin edebiliyorsunuzdur. Çünkü tüm bunları yapabilmek için ciddi bir yatırım ve eleman çalıştırmak gerekiyor. Oysa biliyoruz ki çoğu aile işletmesi ya da bireysel olarak bu işi sürdürmekte. Bu karar genel kapsamda iyi gibi görünse de küçük üreticiyi tamamen dışlayan, süt üretimini parası olana bırakan ve tekelleşmeye yol açan bir özelliğe sahip.”

Yazısında “Küçük süt üreticilerinin ne düşündüğünü Sayın Çelik acaba işitiyor mu?”, “Adam ölüm döşeğinde öneri mi dinleyecek?” gibi sorular soran Fuat Uğur, “Misal bu işten ekmek kazanan binlerce ailenin nasıl perişan olacağını Sayın Bakan’ın 6 aylık sürede küçük işletmeler için tedbir alınacağını ve onlara önerilerinin olacağını söylemesi ise bu saatten sonra anlamsız” dedi.

“Çiğ süt fiyatı düşecekmiş. Boş hayal.”

Çiğ süt fiyatının bu kararla düşmesini beklemenin boş hayal olduğunu dile getiren Fuat Uğur’un yazısı şöyle devam ediyor:

“Yapılması gereken önce küçük işletmelere yeni bir döneme girildiğini anlatmak ve onlara “Ari çiftlik” olabilmeleri için kredi imkânları sunmak ve yol göstermek, ondan sonra böyle bir kararı almak olmalıydı. Ama bizde işler hep tersinden yapıldığı için bu beni hiç şaşırtmadı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik gıda enflasyonunun Türkiye ekonomisine verdiği zararı keşke keşfetse ve gıda zincirindeki aracıların maksimize edilmiş aşırı kârlarını optimize edebilse aslında büyük bir iş başaracak. Ama bununla uğraşmak yerine ekmeğini sütten çıkaran üreticileri dımdızlak ortada bırakacak bu projenin kararını pat diye açıkladı.”

Fuat Uğur yazısını, “Zamanlama da müthiş hani, diyecek yok. Tam referandum sürecine girerken. Ne diyelim bilemiyorum” diyerek noktaladı.

FARUK ÇELİK ELEŞTİRİLERE CEVAP VERDİ

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, çiğ sütün doğrudan arzına ilişkin karar üzerinden Türkiye Gazetesi Yazarı Fuat Uğur’un kendisine yönelttiği eleştirilere maddeler halinde aşağıdaki açıklamayı yaptı:

  • Geçtiğimiz günlerde çiğ sütün doğrudan arzına ilişkin yapmış olduğumuz düzenlemenin detaylarını kamuoyu ile paylaştık.
  • Ne yazık ki düzenlemenin nihai amaç ve kapsamı gözetilmeden ve konu tam anlaşılmadan bazı değerlendirmeler yapıldığını görüyoruz.
  • Bizim amacımız; vatandaşlarımızın sağlıklı ve güvenilir çiğ süte erişmeleri ve tüketmeleri için çiğ süt üretim ve dağıtım zincirindeki olumsuzlukları gidermektir.
  • Bruselloz ve tüberkülozdan ari çiftlik hayvanlarından elde edilen, bakteri sayısı Türk Gıda Kodeksinde belirlenen limitlerin altında olan, herhangi bir antibiyotik kalıntısı içermeyen, sağımdan hemen sonra 4 santigrat dercenin altına soğutulan ve nakil ile satış esnasında bu sıcaklıkta muhafaza edilerek tüketiciye ulaştırılan süt, sağlıklı ve güvenilir süttür.
  • Bu durumda hangi koşullarda üretildiği, ne gibi araçlarla muhafaza edildiği, hangi ortam ve imkanlarla tüketiciye sunulduğu ve içinde neleri barındırdığı bilinmeden satışa sunulan hiçbir gıda ürünü güvenilir olamaz.
  • Sağlıklı ve güvenilir çiğ sütü; bizzat üreticileri de doğrudan tüketiciye satabilir… süt üreticilerinden süt alan yerel perakendeciler de tüketiciye satabilir.
  • Dolayısıyla çiğ süt satışının yasaklanması gibi bir durum kesinlikle söz konusu değildir. Yapmış olduğumuz düzenleme ile sütün sağımından bizzat tüketiciye ulaşıncaya kadar ki aşamalarının olması gereken kriterlerini belirledik.
  • Bu düzenlemeyi yapmaktaki bir diğer amacımız ise ülkemizdeki orta ve büyük ölçekli süt işletmelerinin ari işletme hüviyetine kavuşmalarını teşviktir.
  • Ülkemizdeki ari işletmelerden 1 milyon 300 bin ton çiğ süt elde ediliyor. Bu işletmeler genelde orta ve büyük ölçekte olanlar. Yapmış olduğumuz düzenleme ile bu işletmelerin tamamını ari işletme olmaya da teşvik ediyoruz.
  • Öte yandan ülkemizde 915 bin dolayında 10 baş ve altı aile işletmesi bulunuyor. Buralardaki süt üretim süreçlerinde ciddi bir sorun görünmüyor. Var olan sorunlar için de İşletme Bazlı Danışmanlık sistemimizde yer alan veterinerlerimiz, her türlü eğitici ve bilgilendirici faaliyetlerde bulunacaklardır. Bu işletmelerimizin süt üretimlerinin önünde her hangi bir engel bulunmamaktadır.
  • Neticede biz her zaman üreticimizin ve tüketicimizin yanında olmayı sürdüreceğiz.
  • Bir litre süt üretenin de bir ton süt üretenin de döktüğü alınteri bizim için kutsaldır, milli servettir.
  • Tüketicilerimizin de sağlıklı ve güvenilir süte erişmelerini sağlamak asli görevlerimiz arasında olduğundan bu konuda üzerimize düşen vazifeleri yapmaya da devam edeceğiz.

Çiğ sütün doğrudan arzı ile ilgili alınan karar çok su kaldıracağa benziyor. Gelişmeleri paylaşmaya devam edeceğiz.

>> Süt Dünyası

2006 yılından beri yayınını sürdüren tarafsız ve bağımsız medya kuruluşudur. Süt Dünyası Dergisi kurulduğu günden bu yana ilkelerinden taviz vermeden yayıncılık faaliyetine devam ediyor. Süt Dünyası Dergisi Haber Merkezi tarafından hazırlanan her türlü içerik "Süt Dünyası" imzası ile yayınlanmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.