İlk yerli sürü yönetimi sistemi: ProÇift

Algan Yazılım; çiftçimizin daha kolay kullanacağı ve maliyetleri kontrol altında tutacağı, tüm ekranları Türkçe olan ilk yerli sürü yönetim sistemini geliştirdi. ProÇift adıyla piyasaya sunulan sistem kısa sürede benimsenerek çiftliklerde kullanılmaya başlandı.

Türkiye’deki çiftliklerin tamamında son zamanlara kadar ithal sürü yönetim sistemleri kullanılıyordu. İthal sistemler, ekranlarının tamamen Türkçe olmaması nedeniyle sürüyü izlemede ve sürüyle ilgili raporlar oluşturmada birtakım zorlukları da beraberinde getiriyor. Ayrıca sistemdeki aksaklıklara anında müdahale edilemiyor, kullanım, bakım ve yedek parça konusunda da yüksek maliyetler söz konusu oluyor.

Hacettepe Üniversitesi Teknokent bünyesinde yazılım, elektronik, otomasyon, robot ve görüntü işleme konularında teknoloji üreten Algan Yazılım; çiftçimizin daha kolay kullanacağı ve maliyetleri kontrol altında tutacağı, tüm ekranları Türkçe olan ilk yerli sürü yönetim sistemini geliştirdi. ProÇift adıyla piyasaya sunulan sistem kısa sürede benimsenerek çiftliklerde kullanılmaya başlandı. Proje, Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi ve Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğretim üyelerinin danışmanlığında geliştiriliyor.

Algan Yazılım’ın TÜBİTAK’ın da desteğiyle geliştirdiği bu ilk yerli Sürü Yönetim Sistemini, Genel Müdür Fatih Mehmet Güleç, Süt Dünyası okurları için değerlendirdi.

Neden bilgisayarlı sürü yönetim sistemi üretiyorsunuz, yola çıkış nedeninizi ve projenizin öyküsünü kısaca anlatır mısınız?

Projenin temeli, sahadan kopmamış Veterinerlik Fakültesi öğretim üyesi bir hocamızla tanıştığımızda atıldı. Bu kıymetli hocamın süt hayvancılığına ilişkin tespitlerinden birisi, her ne kadar teknolojinin kullanımı kalite artışı için zorunluluk haline gelmiş olsa da, çiftçilerimiz yüksek maliyetler sebebiyle gelişmiş sistemlere ulaşamadıklarıydı. Küçük bir araştırma yaptığımızda, ülkemizde sürü yönetim sistemlerinin sadece ithal çözümlerle çiftçimize sunulduğunu gördük.

Emeğimizi kıymetli bir alanda harcamak, ülkemizin kalkınmasına destek olmak ve ithalatın önünü kesmek gibi fi kirlerle çalışmaya başladık. Bu çalışmalarımız sırasında, Ankara ve Hacettepe Üniversitelerinden akademik destek, devletimizin Ar-Ge kuruluşları Tübitak ve KOSGEB’den mali destek, çiftçilerimizden de manevi destek aldık.

“PLAZA MÜHENDİSİ OLSAYDIK BU BAŞARIYI YAKALAYAMAZDIK”

Ancak bu noktada başka bir faktörden bahsetmem gerekiyor. Özellikle sığırcılıkta, elektronik ekipmanları üretmek çok ciddi emek ve sabır istiyor. Bu bağlamda, projenin omurgasını oluşturan elektronik, makine ve bilgisayar mühendislerimiz çok zor şartlar altında (sürekli ıslak olan zeminlerde ve darbelere açık ortamlarda) çalışarak büyük bir özveriyle oluşturdular. Eğer bu arkadaşlar saha adamı olmayıp, “plaza mühendisi” olsalardı, başarıyı yakalamak asla mümkün olmazdı.

Süt hayvancılığı sektörü bilgi teknolojilerinden yeterince yararlanıyor mu?

Aslında sektöre sunulmuş her seviyede çözüm bulunuyor. Ancak tüm bu teknolojilerin kullanımı için en önemli etmen verilerin toparlanması işlemi, maalesef yeterince yapılamıyor. Büyük çiftliklerde sürü yönetim sisteminden sorumlu personel bulunuyor. Hayvanlara ilişkin günlük yapılan tüm aktiviteler özenle kaydediliyor. Diğer taraftan daha küçük çiftliklerde ya da aile çiftliklerinde günlük uğraşlardan sonra bu işleri bilgisayara kaydetmeye vakit kalmayabiliyor.

BİRLİKLER ÇİFTÇİYE DANIŞMANLIK YAPMALI

Diğer taraftan Süt Birlikleri bazı verileri almak istese de, çiftçilerimiz bu konuda yeterince özen göstermiyorlar. Galiba bu verilerin ne derece önemli olduğunun farkında olsalar da, verileri paylaşmanın ya da düzenli bir şekilde kaydetmenin kazandıracaklarına olan inançları az. Hâlbuki birlikler sadece veri toplamak yerine, bu verilerin üzerinden danışmanlık hizmeti de sağlamalılar. Örneğin, bir çiftçi verdiği süt ve tohumlama bilgileri karşılığında, çiftliğinin verimi hakkında bilgi alabilmeli, eğer verim beklenenin altındaysa, uzmanların çözüm önerilerine kavuşabilmelidir.

Hatta orta vadede, “Şu çözümü denedik sonuçları bu şekilde oldu” raporları ile ortak bir bilgi ve tecrübe havuzu kurulmalı, böylelikle sektörel hafıza oluşturulmalıdır. Bu çözümün Bakanlık tarafından sağlanabileceğine dair ciddi şüphelerim olsa da, sorunları bizzat yaşayan ve çözüm fikirleri üretebilen birliklerin bu işin kolaylıkla üstesinden gelebileceğine inancım tamdır. Bu noktada teknoloji işin en kolay tarafıdır, dirayetli bir duruş bu kazanımı sağlayacaktır.

Sunulan çözümler sektörün ihtiyaçlarını ne kadar karşılıyor?

Büyük işletmeler için maliyetlerine katlanılması durumunda genel ihtiyacı karşılayan ürünler temin edilebiliyor. Orta büyüklükteki çiftlikler için ürün çeşitliliği azalırken, küçük işletmeler için neredeyse hiç ürün bulunamıyor. Bu durumu katıldığımız fuarlarda, hem sektöre sunulan çözümleri incelediğimizde kolaylıkla fark edebiliyoruz, hem de standrımızı ziyaret eden çiftçilerden doğrudan dinleme şansımız oluyor. Tüm bu durumları analiz ederek, ürünlerde bazı farklılıklara giderek, sadece büyük çiftliklere değil, orta ve küçük ölçekli çiftliklere de hitap etmeye başladık.

Örneğin, sürü yönetim sisteminin sadece yazılım olarak kullanılması önemli bir gelişmedir. Çiftlikte her ne kadar kapsamlı bir sağımhane bulunmasa da, doğum kayıtlarının tutulması, süt verimlerinin aylık ölçümlerinin saklanması, verilen ilaçların kaydedilmesi gibi ihtiyaçları karşılayacak bir sistemin sunumunu yaptık. Bu sisteme erişimi ve kurulumu olabildiğince kolay bir şekle getirdik. Internet üzerinden erişilen sistemin kullanımı için, bilgisayara her hangi bir programın kurulmasına da gerek kalmıyor.

Hatta bir adım ötesinde, verilerin bilgisayarda saklanmayıp, Ankara’da ofisimizde barındırılan sunucularda saklanıyor olması sayesinde, çiftçilerimizin kendi bilgisayarlarında yaşayacakları sorunlarda en ufak bir bilgi kaybı da yaşanmıyor.

VETERİNER HEKİMLERE DE ÖZEL ÇÖZÜMLER SUNUYORUZ

Sektörün bizce önemli aktörleri olan veteriner hekimlere de yeterince çözüm sunulmuyor. Bir hekimin çoğu zaman birden çok çiftliğe hizmet sunduğunu biliyoruz. Ancak hangi çiftlikte, hangi hayvana ne gibi işlemlerin yapıldığı bugün hala kara kapaklı defterlerde saklanıyor. Bu amaçla geliştirdiğimiz bir diğer yazılım çözümü ile iPad, iPhone gibi mobil cihazlarla sisteme erişiliyor, hekim bulunduğu tesisi seçerek o çiftlikle ilgili tüm verilere erişebiliyor ve yeni veri ekleyebiliyor.

Bilgi teknolojilerinin süt çiftliklerinde kullanımının yaygınlaşamamasının önündeki engeller nelerdir?

Aslında bizce teknolojik bir engel bulunmuyor. Bugün GSM firmalarının mobil internet 3G imkanları ülkemizde hızla yaygınlaşıyor. İnternet üzerinden hizmet veren yazılımların geliştirildiğini ve oldukça uygun maliyetlerle hizmet verildiğini biliyoruz. Dolayısıyla erişim, hizmet ve uygun maliyet bir arada sunulduğuna göre teknolojik ve mali bir sorun olmadığını söyleyebiliriz.

Ancak bu teknolojilerin yaygın kullanımının önündeki en büyük engel, çiftçilerimizin düzenli veri kaydı sonucunda elde edecekleri bilgi birikimine yeterince inanmamaları…

Aslında bu hususta, büyük işletmelerde elde edilmiş başarı hikayelerinin paylaşılması belki bir katkı sağlayabilir. Endüstriyel üretimlerde çok önemli bir kavram olan “ölçemediğinizi yönetemezsiniz” prensibinin çiftliklerimizde benimsenmesi gerekiyor.

Bilgi teknolojilerinin süt hayvancılığında verimliliğe, karlılığa ve yönetim organizasyonuna katkısı nedir?

İşte bu noktada çok sayıda önemli bilgi önümüze diziliyor. En önemli katkı, geçmişi takip ederek yöntemlerin değerlendirilmesidir. Aldığınız yem verimi ne kadar etkiledi, işçi değişikliği sonucu hayvanların verimi ne oldu, bir süredir kullandığınız tohumlar aslında ne kadar iş görüyor gibi sorulara verilecek genel yanıtlarımız vardır. Ancak bunlar üzerinde detaylı değerlendirmeler yaparak, çiftliğimizi sürekli doğru yönlendirmek zorundayız.

Diğer taraftan hayvanların bireysel olarak takip edilmesi bir sürü için çok önemlidir. Eğer hangi hayvanın ne kadar süt verdiğini günlük takip ediyorsanız, tükettiği yemi ve verdiğiniz ilaçları hesaplayabiliyorsanız, o hayvan için karlılığı hesaplayabiliyorsunuz demektir. Çiftliklerde 3-4 ayda bir yapılması gereken faaliyetlerden birisi de, geçmişe dönük analizlerin yapılarak sürü ortalamasını düşüren hayvanların eliminasyonudur. Bu kararı verebilmek için düzenli ve kararlı bir şekilde, kaliteli bir sürü yönetim sisteminin kullanımı vazgeçilmez bir zorunluluktur.

Rasyonların hazırlanması ise günümüzde artık bilişim sistemlerinin en yaygın kullanıldığı alanı oluşturmaktadır. Rasyon uygulamalarından daha fazla beklenebilecek şey, daha düşük maliyetlerle oranların hazırlanmasına imkan sağlayabilmeleridir. Bugün bilişim teknolojilerinin bir nimeti olan rasyon uygulamalarının verimliliğe katkısını görmemezlikten gelemeyiz.

Diğer taraftan çiftlikte belirli zamanlarda yapılması gereken işlerin ajandası oluşturularak sıkı bir programla takip edilmelidir. Bir hayvana verilecek ilacın takviminin yanında, gebelik takibinin yapılması ve süt kalite ölçümlerinin alınması gerekmektedir. Yeterince iyi hazırlanmış bir bilgisayar programı, bu gibi tüm işleri sizin için aklında tutar, zamanı geldiğinde de size e-posta, SMS gibi değişik kanallardan hatırlatabilir. Benzer şekilde, ani süt düşüşleri, kilo değişimleri, tohumlama zamanında aşırı vakit kaybı gibi birçok önemli uyarı da, benzer kanallarla size ulaştırılabilir.

Tüm bunların yanında, endüstriyel bir işletmede yönetici sadece raporlara bakarak çiftliğin durumunu kavrayabilmeli ve seri halde kararlar alabilmelidir. Bu ihtiyaç yine gelişmiş bir sürü yönetim sisteminin üst düzey raporları ile sağlanabilir.

Bilgi teknolojileri yatırımı işletmeye ek bir maliyet midir, maliyetleri azaltıcı bir etken midir?

Bilgi teknolojileri elbette ek bir maliyet olacaktır. Ancak bu konuya iki farklı bakış sunabiliriz. Birincisi işletmenin büyüklüğüne göre çözümler kullanıldığında maliyet, işletmenin hacmine bağlı olarak zorlayıcı olmayacaktır. Örneğin 20 hayvanı olan bir çiftlik için tam donanımlı bir sağımhane kurmak tabii ki mantıksızdır, ancak sadece yazılım olarak sürü yönetim sistemi kullanmak karşılanabilir maliyet olacaktır.

Maliyeti sadece para olarak almayacak olursak, sürü yönetim sistemlerinin amaca uygun kullanımı için ciddi bir emek söz konusudur. Yani sistemi satın almanın maliyeti, işletimine göre daha düşük olabilir. İşletim maliyetleri ise para ile ölçülemez. Küçük çiftlikler için işletim maliyeti, çiftçinin zaten az olan vaktini bu sisteme ayırmasıdır.

Büyük çiftliklerde ise maliyet ek bir personelin sadece bu işe odaklanmasıdır. Ancak temin etme maliyeti ve işletim maliyeti ne olursa olsun, sürü yönetim sistemi yatırımı mutlaka orta vadede kar getirecektir. Biz bunu ifade edebilmek için “Paranızı ineklere kaptırmayın” diyoruz.

Sürü yönetimiyle ilgili yerli bir sistem ve yazılım süt çiftçisine ne gibi avantajlar sağlıyor?

Çiftçimize sunduğumuz ilk avantaj ciddi oranda maliyetlerin düşmesidir. Bu yıl kurduğumuz çiftliklerin dörtte biri eğer yerli bir sisteme ulaşamamış olsalardı, sürü yönetim sistemi kuramayacaklardı. Çiftçilerimize sunduğumuz ikinci avantaj ise yerli sistemin temel tercihini oluşturuyor. İthal sistemlerde maliyetler ve zorluklar kurulumdan sonra devam ediyor. İşletme maliyetleri, kurulum maliyetlerinden çok daha yüksek oluyor. Zira bakım ve yedek parça hizmetinin sistemi kuran firmadan alınma zorunluluğu var. Bu hususta biz, daha işin başında, satış sözleşmesinde çiftçimize bakım maliyetlerini sabitleme ve sözleşme ekleme imkanı sunuyoruz.

Böylece hem dürüstlüğümüzü ortaya koyuyoruz, hem de çiftçimizin bu konuda içini rahatlatıyoruz. İthal ürünlerin en önemli sorunu ise, yedek parça temininde geçen sürelerdir. Birinci yılın sonunda ortaya çıkabilecek arızalarda yedek parçaların ithalatının gerektiği durumlarda, yerli distribütörler yeterince ihtimamlı davranmayabiliyor. Basit bir malzemenin temini haftalar sürebiliyor. Tabii bu esnada çiftçinin morali bozuluyor, sistemine ilişkin korkuları baş göstermeye başlıyor. Yerli ürünü piyasaya sürmüş bir teknoloji şirketi olarak hedefi miz, ilk günden itibaren ortaya çıkan her türlü gereksinimde çiftçimizi huzurlu görebilmektir.

Bir başka konu ise tamamen Türkçe bir yazılımın getirileridir. İthal ürünlerin tam Türkçe çevirileri maalesef hâlâ yapılmamıştır. Genelde bu durumu “en sık kullanılan ekranlar Türkçe” diyerek savunsalar da, hemen akla ‘peki biz o az kullanılan ekranlar için para ödemiyor muyuz?’ sorusu geliyor. Gerçi yakında, yerli ürünlerin sayısı ve başarısı arttıkça, baskıya dayanamayıp tamamen Türkçe dönüşümlerini yapacaklarını zannediyorum.

Son olarak mutlaka cep telefonuna mesaj gönderme fonksiyonundan bahsetmeliyiz. Bugün sadece yerli ürünlerin sunabileceği bir özellik olarak, çiftlikteki tüm detaylar, hayvanların kızgınlığa gelmesinden süt miktarındaki ani düşüşe, gebelik kontrolü hatırlatmasından ilaç ayarlamasına kadar tüm hatırlatma ve bilgilendirmeler çiftçimizin telefonuna otomatik olarak kısa mesaj (SMS) ile gönderilmektedir.

Yerli sistemde dezavantaj olarak görülen hususlar nelerdir. Bu hususlar daha çok önyargıdan mı kaynaklanıyor, olumsuz deneyimlerden mi?

Bugüne kadar yaptığımız görüşmelerde gözlemlediğimiz en ciddi sorun güvensizliktir. Bu güvensizliğin temel nedeni çiftçimizin geçmişte kullandığı daha basit sistemlerin zarar görmüş olmaları. Bazı çiftçilerimiz ise yerli sisteme direk önyargıyla yaklaşıyorlar. Bu durum ancak zamanla aşılabilecektir. Yıllar önce mekanik pulsatörlü sağımhaneleri dahi ithal markalara kurduruyorduk, bugün ise artık neredeyse hiç kimse bu birinci basamak sağımhaneleri ithal firmalara kurdurmuyor. Benzer şekilde 4-5 yıllık periyotta ülkemizde sürü yönetim sistemi için ithal kullanımı tamamen duracaktır. Belki rotary sistemler için biraz daha devam edebilirler, ancak mutlaka yerli ürünler kalkınacak ve bu maliyetler sona erecektir. Bu işte en önemli etken, döviz kurlarındaki farklılıklardır. Bu durumu daha net ifade etmek için “Sütümü Euro ile mi satıyorum ki, sistemi Euro ile alayım” diyoruz.

Yerli bir sistem geliştirdiniz. Çiftliklerdeki uygulamalarla ilgili geri dönüşler nasıl. Ürünlerinizi kullanan işletmelerin görüş ve düşüncelerini bizimle paylaşır mısınız?

Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki, 2012 için hedefl ediğimiz toplam tesis sayısını ikiye katladık. Fuarlarda “Çiftçimize güvendik, yerli ürettik.” sloganı ile sunum yapıyoruz, bu güven gerçekten boşa çıkmadı. Ürünün piyasaya sunulduğu ilk yılda toplam 22 tesiste kurulmuş olması, aslında büyük bir başarıyı gösteriyor. Sistemi kullanmaya başlayan çiftçilerimizin en önemli tepkisi, her konuda yanlarında olmamız ve sürekli ulaşılabilirliğin verdiği memnuniyet oluyor.

Yerli ve yeni bir sistemi kurarken aslında en büyük korkuları, tesis kurulduktan sonra firmamızdan alabilecekleri desteğe ilişkin oluyor. Bu korkuları çok kısa sürede yerini memnuniyete bırakıyor.

HAYVANLA İLGİLİ HER TÜRLÜ GELİŞME ANINDA SMS’LE BİLDİRİLİYOR

Edindiğimiz önemli bir diğer tecrübe de, hayvanların kızgınlıklarını takip eden sistemin işleyişinde tercih ettiğimiz yöntemin doğruluğu. Hayvanın konumundan bağımsız olarak, kızgınlık yakalandığı anda geniş alan antenleri aracılığı ile merkezi sisteme anında bilgi gidiyor. Bu bilgi mevcut verilerle karşılaştırılıp, hayvanın gerçekten kızgınlık zamanı yaklaşmışsa, çiftçiye otomatik cep telefonu mesajı ile bilgi veriliyor. Sadece hayvanların tohumlanması değil, genel durumları hakkında da bilgi içeren kısa mesajlar, çiftçilerimize her şeye hakim olmanın hazzını yaşatıyor.

Ancak doğrudan marka/model kaynaklı olmayıp, genelde Sürü Yönetim Sistemlerine geçişle alakalı sorunlar yaşanabiliyor. Sağımda bu teknolojiyi kullanmak her ne kadar kolay olsa da, hayvanların düzenli sağılması, sağımhane içerisine sırayla alınması gibi bazı şartlar, ilk başlarda personelde adaptasyon zorlukları çıkartıyor. Ancak hazırladığımız eğitim videoları ve çiftlik ziyaretleriyle bu sorunları çok kısa sürede aşıyoruz. Bugün en küçüğü 2×5, en büyüğü 2×20 olmak üzere tüm çiftçilerimizi yeni müşterilerimize rahatlıkla referans olarak gösterebiliyoruz.

Süt çiftliklerine yönelik geliştirdiğiniz başka ürünler var mı?

Sektöre ilk girdiğimizde stratejik olarak sağımı tamamlayan ürün ailesini oluşturmaya yönelmiştik. Hayvanların kimliklendirilmesi, sağımı yöneten panelin tasarlanması, gelişmiş Sürü Yönetim Yazılımının hazırlanması ve hepsinin bir arada sunulması oldukça uzun zaman aldı. Bugün geldiğimiz noktada, artık ithal ürünlerin muadillerini üretme görevimizi tamamladık ve çiftçimize daha önce sunulmamış ihtiyaçları araştırmaya başladık.

Sürekli sahada çalışan mühendislerimizin bilfi il yaşayarak gördüğü birçok sorun ve olası teknoloji çözümleri üzerine çalışmalarımıza devam ediyoruz.

“HAYVAN SAYIM SİSTEMİ GELİŞTİRDİK”

Bu çalışmalara verebileceğimiz en iyi örneklerden biri, geliştirdiğimiz hayvan sayım sistemidir. Özellikle küçükbaş çiftliklerinde yaşanan en temel sorun sayımdır. Sabah meraya çıkartılan hayvanların bir kısmı, merada kalabiliyor ya da bir şekilde sürüden ayrılabiliyor. Sürünün dönüşünde bunu tespit edebilmek aslında çok önemli. Sürüde meydana gelen kayıpların belirlenmesi sürüdeki kayıpları önlüyor. Bu amaçla geliştirdiğimiz teknoloji ile çiftliğin kapısına yerleştirdiğimiz antenler aracılığıyla hayvanların giriş çıkışları tespit ediliyor. Hayvanın içerde mi, yoksa dışarıda mı olduğunu bilgisayar üzerinde görebiliyorsunuz. Bu ürünün sağladığı bir başka avantaj da, sürünün başında bulunmayan mal sahiplerine sürüyü izleme imkanı vermesidir. Çobanın hayvanları sabah istenen saatte çıkarıp çıkarmadığı da bu sistemle takip edilebiliyor.

“OTOMATİK TARTIM SİSTEMİ SUNUYORUZ”

Diğer taraftan besi hayvancılığı için de çözümler geliştiriyoruz. Örneğin verimin takip edilmesi için hayvanların rahatlıkla tartılabileceği, ağırlık bilgisinin otomatik olarak o hayvanın kayıtlarına eklendiği otomatik tartım sistemini sunuyoruz. Bu sistemle çiftlikteki işçilik, yem, ilaç ve hatta makine ekipman kiraların gibi tüm maliyetler kayıt altına alınıyor. Ayrıca hayvanların otomatik tartımları sonucu elde edilen veriler kayıtlarla karşılaştırılarak hayvanın işletmeye maliyeti kesin olarak hesaplanabiliyor.

“AKILLI RASYON SİSTEMİ İLE YEM MALİYETLERİNİ DÜŞÜRÜYORUZ”

Benzer şekilde ürettiğimiz rasyon uygulaması ile doğru oranlarda ve en düşük maliyetlerle yem rasyonu belirlenebiliyor. Hatta sistemimiz diğer birçok sistemden farlklı olarak istenen enerji seviyesine yakın onlarca farklı karışımın oranını belirleyerek, ideal çözümün seçimini çiftçiye bırakıyor.

Böylelikle çiftçimiz tek bir çözüme mahkum olmadan enerji ihtiyacına ve yem fi yatlarına göre en uygun oranları belirleyen sistemden optimum düzeyde faydalanabiliyor.

“ÜRÜNLERİMİZİ ÇİFTÇİMİZDEN İLHAM ALARAK GELİŞTİRİYORUZ”

Birçok yeni fi kri ürüne dönüştürmek için çalışmalarımız devam ediyor. Ülkemiz çiftçisine özgü sorunlara odaklanarak daha önce pazara hiç sunulmamış ilginç ürünlerle çiftçimizin karşısına çıkmaya hazırlanıyoruz. Ancak şimdilik mevcut ürünlerle elde edeceğimiz başarıya odaklandık. Bize yeni ürünlerle ilgili fi kirlerini sunan, zeki ve çözüm odaklı çiftçi dostlarımıza, bize verdikleri destek için teşekkür ediyoruz.

Ayrıntılı bilgi edinmek isteyenler www.algantarim.com web sitemizi ziyaret edebilirler.

>> Süt Dünyası

2006 yılından beri yayınını sürdüren tarafsız ve bağımsız medya kuruluşudur. Süt Dünyası Dergisi kurulduğu günden bu yana ilkelerinden taviz vermeden yayıncılık faaliyetine devam ediyor. Süt Dünyası Dergisi Haber Merkezi tarafından hazırlanan her türlü içerik "Süt Dünyası" imzası ile yayınlanmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.