Keçiciliğe masterlı kadın eli

Geçen yıl kurduğu Naturel Keçi Çiftliği ile hayvancılık sektöründe adından söz ettiren genç girişimci gülsüm Akçay, kısa sürede önemli bir başarı yakaladı. Yeni yatırımlarla 2 bin 500 baş kapasiteye ulaşmayı hedefleyen Akçay, keçicilik yatırımı yapmak isteyen diğer girişimcilere de damızlık temininden sütlerinin pazarlanmasına kadar her aşamada destek veriyor.

Bağımsız çalışabilmek veya kendi işinin sahibi olabilmek, günümüz gençliğinin en büyük hayallerinden biri. Bu yüzden pek çok genç, emek yoğun işler yerine, fiziksel çalışma gerektirmeyen popülerleşmiş alanlarda iş sahibi olmanın yollarını arar. Gülsüm Akçay da bu genç yatırımcılardan biri ancak onun farkı, tam da herkesin kaçtığı emek yoğun bir işe yatırım yapması. Çünkü o, Türkiye’nin önde gelen Saanen keçi çiftliklerinden birinin yatırımcısı ve yöneticisi. Yönetici dediysek, kimse Akçay’ı çiftlik işlerini masa başından yürütmeye çalışan bir yatırımcı sanmasın. O, çiftliğinde bulunan bin civarındaki keçi ve oğlakların bakımı, beslenmesi, doğumu gibi bütün süreçleriyle bilfiil ilgilenen bir yönetici. Kısa sürede yakaladığı başarının sırrı da büyük oranda bu yaklaşımında gizli.

Peki, Boğaziçi gibi Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden birinde kimya mühendisliği okumuş, Amerika’da işletme masterı yapmış genç bir kadın neden bir keçi çiftliği kurmak ister? Akçay bunu aileden gelen köylülük genine bağlıyor ve şunu söylüyor: ‘Görünen o ki insanın genlerinde köylülük olduğunda, bu hiçbir zaman geçmiyormuş’.

Gülsüm Akçay’ın 2011 yılında çalışmalarına başladığı ve 2012 yılında hayata geçirdiği Naturel Keçi Çiftliği, süt ve damızlık üretimi yapan, 2 bin 500 sağmal kapasiteye sahip bir işletme. Ancak şu anda çiftlikte oğlaklarla birlikte bin civarında safkan Saanen ve Alpina cinsi keçi bulunuyor. Akçay, yakın zamanda yapacakları yeni yatırımlarla tam kapasiteye ulaşacaklarını ve hedeflerinin bin 500 ton süt üretim seviyesine ulaşmak olduğunu belirtiyor. Yeni yatırımın ardından dişi hayvan satışına da başlayacaklarını ifade eden Naturel Genel Müdürü Akçay, bu alana yatırım yapmaya nasıl karar verdiğini, tercih yaparken neleri göz önünde bulundurduğunu, keçicilik yatırımıyla ilgili merak edilenleri ve gelecekle ilgili hedef ve beklentilerini dergimiz okurları için anlattı.

Keçiciliğe yatırım yapan başarılı ve örnek bir yatırımcısınız. Bölgenizde genç, güzel, başarılı ve modern bir ‘Hanımağa’ olarak tanınıyorsunuz. Okuyucularımızın sizi daha yakından tanımaları için kendinizden biraz bahseder misiniz?

Öncelikle teşekkürler, ‘Hanımağa’ tanımlaması aslında kendi aramızda yaptığımız bir nükte. Biz kendimizi daha çok Master’lı çoban olarak tanımlıyoruz.

1978 Uşak doğumluyum, üniversite eğitimimi Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliğinde tamamladım. Birkaç yıl tekstil sektöründe satış bölümünde çalıştıktan -daha doğrusu yoğrulduktan- sonra işletmecilik alanında eğitim almak üzere Amerika’ya gittim. Florida Üniversitesi’nde işletme yükseköğrenimimi tamamladıktan sonra İzmir’e geldim. Burada, kurutulmuş domates üzerine üretim ve ihracat yapan bir şirket kurduk ve daha sonra bir İngiliz firmayla ortak olarak bir işletme satın aldık. Yaklaşık dört sene bu şirketin yöneticiliğini ve ihracat müdürlüğünü yaptım. Ne yazık ki bu ortaklık yürümedi. Biz de Ziraat Bankası’nın teşvikiyle hayvancılığa girmeye karar verdik. Yaklaşık bir yıllık araştırmanın ardından bizim için en mantıklı alanın keçicilik olduğuna karar verdik. Bu kararı aldığımız günden itibaren, inşaat temelinin atılmasından hayvanların ithal edilmesine kadarki bütün süreçlerde, bilfiil çiftliğin yöneticiliğini yaptım.

DÜZGÜN VE İLGİYLE YAPILDIĞINDA KARLI BİR İŞ

Keçicilik son dönemlerde en gözde hayvancılık yatırımlarından biri… Özellikle eğitimli, modern ve genç kadın girişimciler bu alana yoğun ilgi gösteriyor. Siz de çok genç ve başarılı bir kadın girişimcisiniz. Hayvancılığa, özellikle de süt keçiciliğine yatırım yapmaya nasıl karar verdiniz?

Ailem, 1940`lı yılların sonunda Uşak’ın Karahallı ilçesinden şehre taşınmış. Ancak görünen o ki, insanın genlerinde köylülük olduğunda bu hiçbir zaman geçmiyormuş. Genlerimde bulunan köylülük beni bu işe sürükledi diyebilirim. İlk başta büyükbaş yatırımı düşünüyorduk, ancak o dönemde bu alanda büyük yatırımlar yapıldı ve hayvan sayısı da hızla çoğaldı. Büyükbaş hayvancılığın geleceğiyle ilgili kaygılarımız bizi keçiciliğe yöneltti. Özellikle bizim yaptığımız tür keçicilik, hem pazar açısından hem de dünyadaki safkan hayvan sayısının çok kısıtlı olması nedeniyle bize daha cazip geldi. Bir süre artılarını ve eksilerini araştırdıktan sonra, düzgün ve ilgiyle yapıldığında bu işin karlı olacağına inandım. Ziraat Bankasının da teşvikiyle bu işe girdik.

Sizce keçicilik yatırımına kadın yatırımcılar neden daha çok ilgi gösteriyor?

Kadın yatırımcıların bu işe özellikle ilgi göstermesi sanırım hem keçinin güzel ve temiz bir hayvan olmasından, hem de bu işin içinde aktif olarak çalışacaklar için kontrol edilebilir olmasından kaynaklanıyor. Eğer büyükbaş hayvancılık yapsaydım kolay kolay hayvanların arasına girip doğum yaptıramaz, gerektiğinde iğnelerini, aşılarını yapıp yavruları kucağımda biberonla besleyemezdim.

Kurduğunuz Naturel Keçi Çiftliği’ni ‘Türkiye’nin en büyük safkan Saanen ve Alpine keçi çiftliği’ olarak niteliyorsunuz. Yeni yatırımcılara da yol göstermesi bakımından çiftliğinizin kuruluşundan bugünlere geliş öyküsünü kısaca anlatır mısınız?

Çiftliğin kuruluşu, aslında çiftliğin temellerinin atılmasından bir yıl önce başladı. Süt keçiciliği yapmaya karar verdikten sonra iki noktanın üzerinde önemle durduk. Birincisi çiftliğe girecek hayvanların kalitesi, ikincisi ise sürü yönetim sistemiydi. Daha fikir aşamasındayken hayvan araştırmaya başlamıştım bile. Uzun bir süre gitmediğim hedefimiz 1.500 ton süt üretmek ülke, bu işle ilgili konuşmadığım insan kalmamıştı. Avustralya’dan Amerika’ya birçok ülke dolaştım. Ege Üniversitesi Zootekni bölümündeki hocalarımız da sağ olsunlar çok destek oldular. Onların yardımları ve yaptığım araştırmalar, beni hem keçi ırkı ve genetiği konusunda hem de işletmecilik konusunda bir hayli bilgi sahibi yaptı. Aynı zamanda hem internetten araştırma yaptım, hem de bu konuda yazılmış kitapları okumayı sürdürdüm. En sonunda çiftliğimize safkan hayvan almaya karar verdim. Şu anda çiftliğimizde sadece safkan Saanen ve Alpine keçilerimiz var.

İkinci önemli konu olan, sürü yönetim sistemiyle ilgili karardı. Çünkü Naturel Keçi Çiftliği’ni sadece süt üreten bir çiftlik olarak değil, bir damızlık çiftliği olarak da düşündük. Dolayısıyla hayvanların süt verimleri, döl verimleri, oğlakların anne ve babalarının bilinip ona göre değerlendirilmesi bu işte çok önemliydi. Aynı zamanda hayvanları süt üretim kapasitelerine göre yemlemek de bu sistem sayesinde mümkün olabiliyor.

Naturel Keçi Çiftliğini benzerlerinden ayıran özelliklerinden bahseder misiniz?

Naturel Keçi Çiftliğini diğerlerinden ayıran en önemli özellik, profesyonel olarak işletilen büyük ölçekli safkan bir Saanen ve Alpine çiftliği olmasıdır. Sloganımız da bu şekilde zaten. Yurtdışında çiftlikler, küçük ölçekli damızlık/şov çiftliği ya da büyük kapasitede üretim çiftliği olarak kuruluyor. Biz her ikisini birden gerçekleştiriyoruz. Burada her hayvanın geni, süt verimi ve döl verimi takip ediliyor. Satışlarımızı da buna göre yapıyoruz.

“DİŞİ SATIŞLARINA ÖNÜMÜZDEKİ YIL BAŞLAYACAĞIZ’

Çiftliğinizde hem damızlık hem de süt üretimi yapıyorsunuz. Süt ve damızlık üretim kapasiteniz hakkında bilgi verir misiniz?

Çiftliğimiz 2 bin 500 baş damızlık kapasiteli. Şu anda oğlaklarla beraber yaklaşık bin baş kapasitesindeyiz. Yakın zamanda bir grup safkan hayvan daha getireceğiz. Bunlarla beraber önümüzdeki yıl tam kapasiteye ulaşmış olacağız. Dolayısıyla dişi satışlarına da önümüzdeki yıl başlayacağız.

Yatırımın başlangıcında hayvan seçimi, arazi ve iklim koşulları gibi nedenlerle girişimcilerin çoğu ciddi sorunlar yaşıyorlar. Hatta bu süreçte hayvanlarının çoğunu kaybedenler de var. Siz bu süreci nasıl aştınız?

Haklısınız, hayvanların adaptasyon sıkıntısı yaşaması, ortama ve iklim koşullarına uyum sağlayamaması yatırımcıların korkulu rüyası. Öncelikle şunu belirtmem gerekir ki Saanen ve Alpine keçileri, dünyadaki çok farklı iklim koşullarında, çok farklı yerlerde yetiştirilebiliyorlar çünkü bu keçilerin en önemli özellikleri adaptasyon konusunda başarılı olmaları. Tabii ki çok nemli ve sıcak yerlerde bu hayvanların sıkıntı yaşayacağı gibi genel geçer bazı durumlar söz konusu. Ancak İzmir gibi bir bölgeye dahi uyum sağlamış bir hayvan cinsinden bahsediyoruz. Elbette ki ilk etapta bir yolculuk stresi yaşanıyor. Bu süreçte hayvanların çok iyi takip edilmesi ve gerektiğinde hemen müdahale edilmesi gerekiyor. Ancak gerekli ortamı sağladığınızda hayvanların bir sıkıntı yaşaması için hiçbir neden yok. Biz en büyük sıkıntıyı ilk oğlaklarımız doğmaya başladığında yaşadık. Hem kendi acemiliğimiz vardı, hem de oğlakların hijyenik şartlarda ve sıcak bir ortamda ilk günlerini geçireceği alanla ilgili hazırlıklarımızı henüz bitirmemiştik.Bu dönemde veterinerimiz ve hocalarımız bizden bilgi ve desteklerini esirgemediler. Üzerinden sadece bir yıl geçmesine rağmen şu anda doğum dönemlerini çok düzenli bir şekilde, sanki rutin bir dönemmiş gibi geçiriyoruz.

‘MÜMKÜNSE YEMİ KENDİNİZ ÜRETİN’

Üreticiler maliyetlerin çok yüksek olmasından yakınıyorlar. Keçicilikte maliyetleri kontrol altında tutmak ve bu işten para kazanmak için nelere dikkat etmek gerekiyor?

Öncelikle hayvanların süt verimlerini artıracak yöntemler geliştirmek gerekiyor. Düzgün yemleme buradaki en önemli faktör. Hayvana ne verirseniz onu alıyorsunuz. İhtiyacı, hatta bazı dönmelerde ihtiyacından fazlasını verdiğinizde, rahat ve stressiz bir ortam sağladığınızda, hayvan bunun karşılığını veriyor. Bu işin kazançlı olmasının yolu kaba yem üretiminden geçiyor. Eğer imkan varsa üreticiler, ihtiyaç duydukları yemin büyük çoğunluğunu kendi bünyelerinde üretmeliler. Böylece hayvana verdikleri ürünü de kontrol altında tutmuş olurlar. Oğlaklar bir çiftliğin en önemli varlığıdır, özellikle ilk birkaç ay oğlakların çok iyi takip edilmesi gerekiyor. Yem ve süt ihtiyaçlarının yanı sıra bulundukları ortamın hijyeni ve hayvanların refahı çok önemli. Bu faktörlere dikkat ettikten sonra ve özenli bir çalışma yaptıktan sonra bu işten para kazanmak çok kolay.

Türkiye’de her beyaz keçi Saanen zannediliyor. Yatırımcılara, safkan Saanen olmayan beyaz renkli keçiler de Saanen diye satılabiliyor. Bu yüzden mağdur olan çok sayıda yatırımcı bulunuyor. Ayrıca Türkiye’de Saanen diye bir keçi olmadığını iddia edenler de var.

Şöyle bir gerçek var; Türkiye’de safkan Saanen sayısı çok az sayıda. Hatta dünya genelinde bu sayı çok az. Saanen diye nitelendirilen keçilerin birçoğu, Saanen tekeyle kıl keçisinin ıslahıyla oluşmuş hayvan gruplarından oluşuyor. Saanen, genetik özelliği itibariyle rengini yavrularına çok hızlı aktarabilen bir ırk olduğundan safkan Saanen’le kırma Saanen’i ayırt etmek zorlaşıyor.

Yatırımcıların hayvan alırken kaynağını kesin olarak tespit edebildikleri güvenilir çiftliklerle çalışmaları çok önemli. Tabii buradan, ‘Kıl keçisi safkan bir ırkla ıslah edilmesin, her ırk kendi içinde kalsın’ diye bir şey anlaşılmasın. Kesinlikle böyle bir düşüncem yok. Hatta aksine ıslahın çok önemli ve gerekli olduğunu düşünenlerdenim. Bu yüzden yaptığımız çeşitli çalışmalar var. Mesela ırk olarak kıl keçisine ve Halep keçisine çok yakın olan Alpine ırkı ile bu iki ırkın ıslahı ile ilgili çalışmalar yapıyoruz. Böylece hem süt verimini arttırıp hem de ırkın doğaya dayanıklılık gibi özelliklerini birleştirmeye çalışıyoruz.

Ancak safkan diye kırma olan hayvanlarla insanların kandırılmasına karşıyım. Çünkü ne kadar uzun süredir ıslah ediliyor olursa olsun, kırma bir keçi safkan bir keçinin süt verimine yaklaşamıyor. Alınan damızlık hayvanların, yatırımcıların beklentilerini karşılaması gerekir.

‘BİREBİR İLGİLENEMEYECEKSENİZ, BU İŞE HİÇ GİRMEYİN’

Saanen yatırımı yapacak olanlara, bu safkan saanenle melezini ayırmak zor konuda mağdur olmamaları için neler söylemek istersiniz?

Bu yatırımı yapmayı düşünenleri kesinlikle destekliyorum. Her gün telefon ve e-mailler yoluyla bana ulaşanlara elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum. Bana bu işe girerken bir şey söylenmişti ve ben de bu yatırımı düşünen bütün arkadaşlara aynı şeyi iletiyorum; ‘Hayvancılık başka hiçbir işe benzemiyor. Elbette ki yaptığımız bir işletmecilik ancak biz bir canlıyla uğraşıyoruz. Dolayısıyla kendiniz birebir ilgilenemeyecekseniz, bu işe hiç girmeyin. Eğer girdiyseniz de hem hayvanlarla hem de yeniliklerle çok yakından ilgilenin.’

Keçicilik oldukça gözde bir yatırım, özellikle de Saanenlere çok büyük ilgi var. Bu işe yatırım yapmak isteyenlere neler söylemek istersiniz?

Bizim en önemli kaynağımız hayvanlarımızdır. Hayvan seçerken ve alırken çok özenli olunması gerekiyor. Çiftlikte de hayvanların refahı için hiçbir masraftan kaçınmamak gerekiyor. Ekonomik olarak daha küçük kapasiteli bir yatırım yapmayı, hayvanların refahını uşak’ı saanen keçicilik merkezi yapacağız ağlayamayacağım büyük bir yer yapmaya bin kere yeğlerim.

Süt ve damızlık üretimiyle ilgili hedeflerinizi bizimle paylaşır mısınız? Ayrıca keçi sütü ürünleri pazarı gelişmekte olan bir pazar, keçi sütü ürünleriyle kendi markanızla market raflarında yer almak gibi bir hedefiniz var mı?

Şimdilik ana hedefimiz, çiftliğimizin kapasitesini tamamlamak ve düzenli bir şekilde işleyişini sağlamak. Ayrıca profesyonel işletmelerin kurulmasını ve bunların düzgün bir şekilde çalışmasını sağlayarak bölgemizde keçicilik sektörünü geliştirmeye yönelik projelerimiz var. Bahsettiğim gibi önümüzdeki yıl kapasitemizi dolduruyoruz. Bundan sonra çevremizde bu işle ilgilenen yatırımcılara veya işini büyütmek isteyen çiftçilere damızlık verip sütlerinin satışını organize edeceğiz. Aynı zamanda başta sağlık ve yemleme olmak üzere deneyimlerimizi sektörle paylaşmak için danışmanlık hizmetleri düşünüyoruz. Uşak ve çevresini Saanen ve Alpine keçi merkezi yapma planımızı böylece hayata geçirebiliriz.

>> Süt Dünyası

2006 yılından beri yayınını sürdüren tarafsız ve bağımsız medya kuruluşudur. Süt Dünyası Dergisi kurulduğu günden bu yana ilkelerinden taviz vermeden yayıncılık faaliyetine devam ediyor. Süt Dünyası Dergisi Haber Merkezi tarafından hazırlanan her türlü içerik "Süt Dünyası" imzası ile yayınlanmaktadır.

Bir yorum

  1. SLMLAR damızlık keçi satış varmı varsadetayları görüşebilirmiyiz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir